hayvanlara verilecek yem türleri

Eski sistem köylerimizde sığır manda koyun keçi ördek tavuk gibi beslenerek yapılırdı. Özellikle büyükbaş hayvan beslemek önemli ve yaygındı. Çünkü Toprağa işlemede harmanda taşımada sulamada büyükbaş hayvanların gücünden yararlanılıyordu. Köylü et süt ve yumurta ihtiyacını beslediği hayvanlardan karşılar, zorunlu kalmadıkça hayvan ve hayvansal ürünler satmazdı. Hayvanlar genellikle her köyün sahip olduğu irili ufaklı meralarda beslenir, kışın kuru ot ve saman yerlerdi. Geniş otlakların bulunduğu yörelerimizde daha geniş çaplı hayvancılık yapılır, kimi zaman göçebe, kimi zaman yarı göçebe yaşayan ve hayvancılıkla geçinen insanlarımız otlaktan otlağa dolaşırlardı, zamanla meralar ve otlaklar küçüldü. Ekonomik koşullar ve talep değişti. Piyasa için üretimde hayvanın daha kısa zamanda daha çok et , süt ve yumurta vermesi gerekiyordu.Dikkatler hayvanların beslenmesine çevrildi.Hayvanların daha kısa sürede et, süt ve yumurta vermesi için daha iyi beslenmesi şarttı. Yem dediğimiz hayvan yiyecekleri böylece önem ve değer kazandı. Araştırmalar sonucu yeni yemler bulundu. Günümüzde yemleri iki büyük gruba ayırıyoruz. Konsantre yemler ve kaba yemler. Konsantre yemler az yivli besin değeri yüksek çok enerji veren yoğun yemlerdir. Buğday, mısır, çavdar, arpa, darı, soya, yem bezelyesi, yer fıstığı, Ay çiçeği tohumu, pamuk tohumu konsantre yemlerdir. Bunun dışında gıda sanayinde yan ürün olarak elde edilen şeker pancarı ve şeker kamışı küspeleri, turunçgil melası buğday ve pirinç kepeği mısır lapası, kurutulmuş süt ürünleri de konsantre yem sayılır. Kaba yemlerin başında otsu gelir. Bu bitkiler lif açısından zengin besin değeri konsantre yemlerden az yemlerdir.Yonca, Tırfıl gibi hayvanlara otlatılarak yedirildiği gibi kurutularak ve saman halinde de verilir.Ayrıca mısır, darı gibi bitkilerin yeşil bölümleri şalgam ve hayvan pancarı Tırfıl tanelerinin kavuz ve sapları mısır koçanı ve çiğit kabukları da kaba yemdir. İleri ülkelerde yaygın olarak kullanılan kolza ve kolzanın bir çeşidi olan kanola, manyuk adı verilen kasaba zengin yemlerdir. Kolza kış soğuklarına karşı dayanıklı olduğundan, güzün ekilebilmekte. Nisan mayıs aylarında hasat edilmektedir. Bir zamanlar doğal çayırlarda kendiliğinden yetişen bir çok yem bitkisi günümüzde tarla ve çayırlarda birer tarım bitkisi olarak yetiştiriliyor. Çünkü İç Anadolu gibi bölgelerimizde kendiliğinden yetişen yem bitkileri kısa zamanda sararıp kurumakta temmuz ve ağustos aylarında sıkıntısı çekilmektedir. Örnek olarak yoncayı ele alalım. Ülkemizin iklimi yonca tarımına uygundur. Üstelik,bir kez kurulan yoncalıktan 5-6 yıl boyunca ot alınabilir.Yonca kıyı bölgelerimiz de ve Güney Doğu Anadolu bölgemizde yılda 7-8 defa, İç Anadolu bölgemizde yılda 4-5 defa Doğu Anadolu da 3 defa biçilebilir.Hayvanlara yaş ot olarak verilebildiği gibi kuru ot ve slaj olarak ta yedirilebilir. Slaj aslında taze bitkileri koruyup yem yapma yöntemidir. Ancak ülkemizde hem yönteme hem hazırlanan yeme slaj denmektedir. Yöntem slaj yapımında kullanılacak yeşil bitkilerin, tazeyken toplanıp doğranıp 48 saat içerisinde silolara doldurulmasıyla gerçekleşir. Silolara doldurulan bitkilerin havayla olan teması kesilir, mayalanmaya bırakılır. Mayalanma sonunda az çok turşuya benzeyen hayvanların severek yedikleri bol proteinli hayvan yemine benzer. Bu yem kış mevsimleri kuru yemlerin yanı sıra hayvanlara yedirildiğinde et ve süt verimini arttırır. Slaj yapımında hemen her çeşit yem bitkisi kullanılır. Ancak slaj yapımına en uygun bitki mısırdır. Son yıllarda ülkemizde de mısırlı slajlar yaygınlaşmaktadır. Slaj yapımında kullanılan bitkiler ne kadar tazeyse, elde edilen yemde o kadar besleyici ve verimli olur.

Bir önceki yazımız olan çay üretimi başlıklı makalemizde bu toprağın sesi, çay hakkında bilgiler ve çay nasıl üretilir hakkında bilgiler verilmektedir.

Tags: , , , , , , , , , ,

Leave a Reply