anız yakmanın zararları

Yanan yalnızca hububat sapları değil! Anız yakmayın! Değerli üreticilerimiz; bildiğimiz gibi buğday ve arpa gibi tahıllar hasat edildikten sonra, tarlada kalan köklü saplara anız diyoruz. Toprağın doğal örtüsü organik madde kaynağı olan bu çok değerli anızlar bazen üreticiler tarafından ikinci ürün mısır, soya veya üst üst de buğday ekmede kolay toprak işleme gerekçesiyle yakılıyor. Ne yazık ki ikinci ürün veya ana ürün toprak işlemeyi kolaylaştırmak için anız yakma alışkanlığı Türk tarımının uzun yıllardır en önemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Bilinçsiz bir şekilde anız yakma alışkanlığını sürdürenler, gerçekte Ülkemizin geleceğine ne kadar zarar verdiklerinin farkında değil. Anız yakmak; toprağa, çevreye ve sürdürülebilir tarımın gerçekleştirilmesine vurulan bir darbedir! Gelin şimdi anız yakmanın zararlarını birlikte görelim. Değerli izleyenler, anız yakıldığında toprak yüzeyinde 252 santigrat dereceye ulaşan bir sıcaklık ortaya çıkar. Bu sıcaklık toprağın üst katmanlarındaki kil gibi toprak parçacıklarını pişirerek sertleştirir.

anız yangını

anız yangını

Toprağın üst tabakasındaki organik maddeleri yok eder, mikro elementleri bitkilerin faydalanamayacağı forma dönüştürür, toprağın fiziksel yapısındaki organik maddenin azalması sonucundaysa toprağın su tutma kapasitesi ve havalanma özelliği azalır. Bu nedenle anız yakılan tarlalar da ekim öncesi toprak tavı yetersiz olur, ekilen bitkilerin çıkışlarında ki yeknesaklık bozulur, ürünlerde makro ve mikro besin maddesi eksiklikleri görülür. Anız yakmanın bir diğer zararıysa doğal dengenin bozulması. Anız yakıldığında topraktaki birçok faydalı mikro organizma, solucan gibi küçük canlılarla Ülkemiz hububat alanlarında büyük zarara yol açan süne gibi zararlıların doğal düşmanları, afitlerle beslenen uğur böcekleri ve zararlı tarla farelerini yiyen yılanlar gibi birçok faydalı canlıda yanarak ölüyor. Böylece doğal dengenin bozulmasıyla tarlalarımızda zararlılar artarken, her geçen yıl daha fazla ilaçlı mücadele yapmak zorunda kalınıyor. Anızların yakılmasıyla bozulan doğal dengeyi yeniden kurmayı, hastalık ve zararlılarla ilaçlı mücadeleyi azaltmayı amaçlayan Biyolojik mücadeleye de sekte vurulmuş oluyor. Değerli üreticilerimiz özellikle ormanlara yakın tarım arazilerin de anız yakmanın bilançosu daha da ağır. Anız yakılması sonucunda çıkan orman yangınları, Milli servetimiz olan ormanlarımızı ve içerisinde barınan yaşamı yok ediyor. Kimi zaman karayolu kenarlarındaki anızların yakılmasıyla çıkan duman, ciddi trafik kazalarına neden olabiliyor. Telefon direkleri tutuşabiliyor ve önemli maddi kayıplara neden olabiliyor. Anız yakmanın zararları bununla da bitmiyor. Anız yakıldığında tarla yüzeyi örtüsü dolayısıyla korumasız kaldığı için toprağa doğrudan rüzgâr ve su erozyonuna açık hale getiriyor. Ülkemizde her yıl yüzlerce dönüm verimli tarla toprağı erozyon nedeniyle yok oluyor. Değerli üreticilerimiz anız yakmayın!  Unutmayın için gerekli olan tarla topraklarımızın verimliliğinin korunması sizlerin anız yakma alışkanlığını bırakmanıza bağlı. Özellikle ikinci ürün yapan bölgelerimizde ilk hasat sonrasında tohum yatağı hazırlığını anızı yakarak değil, modern toprak işleme yöntemlerini öğrenip uygulayarak yapabilirsiniz. Gelin şimdi anızlı toprağınıza ekim yapabilmek için, neler yapabileceğimizi birlikte görelim. İlk olarak hububat hasadının olabildiğince 10 ila 15 santimetre gibi alçaktan yapılmasını sağlayın. Bundan sonra anızı gölge tavında veya sonbahar yağışlarından sonra ayarlı uygun alet ve ekipmanlarla sürüp, toprağın altına gömebilirsiniz. Anızın yakılmayıp toprağa kazandırılmasıyla organik maddeye doğal dönüşümü sağlanacak ve bakımından topraklarımızın verimliliği korunmuş olacaktır. Toprağa karıştıracağınız anızın kısa sürede parçalanıp ayrışarak organik maddeye dönüşmesini sağlamak için, tarlanıza kalan sapın yaklaşık %1 oranında azot dengeleme gübresi verebilirsiniz.

Anızlı toprak işlemeden önce yapılacak azot dengeleme gübresi, anızın toprakta parçalanmasını hızlandırdığı gibi verim düşüklüğünü de önleyecektir. Eğer ürününüz biçerdöverle yüksekten biçilmişse bu gün pek çok firma tarafından üretilen çeşitli sap parçalama aletleri yardımınıza koşabilir. Sap parçalama aletleri, anızı parçalayıp toprak yüzeyine dağıtarak toprak işlemede oldukça önemli bir kolaylık sağlar. Bu aletlerin maddi gücünüzü aşacağını düşünüyorsanız yaşadığınız bölgede birkaç kişi birleşerek ortak makine kullanımına gidebilirsiniz. Değerli üreticilerimiz bunun yanında, Dünyada yaygın olarak kullanılan doğrudan ekim yöntemlerinin, Ülkemizde de uygulamaya geçirilmesinin Ülkemiz tarımının geleceği için oldukça gerekli ve önemli olduğunu belirtmek istiyoruz. Bu yöntemde tarla yüzeyindeki anız üzerine özel geliştirilmiş mibzerlerle doğrudan hiç toprak işleme yapılamadan ekim yapılır. Her türlü tohum bu şekilde ekilebilir ve hem toprak işlemenin getirdiği maliyet ortadan kalkar, yakıttan, zamandan ve iş gücünden tasarruf etmiş olursunuz hem de topraklarımız organik maddelerce zenginleşirken erozyona karşıda korunmuş olur. Bize düşen, Ülkemizin doğal kaynaklarını ve güzelliklerini koruyarak bu gün ve gelecekte en kaliteli ve bol ürünü almak, kendi kendini doyurabilen bir Ülke olma özelliğimizi yitirmemektir. Sürdürülebilir tarım için anız yakmayın! Yakanları uyarın gerekirse yetkililere şikâyet de bulunun! Unutmayın anız yakmak kanunen suçtur! Anız yakmayı bırakın, bereketli ürünlere, temiz ve sağlıklı bir geleceğe kavuşalım.

Bir önceki yazımız olan organik tarım uygulamaları başlıklı makalemizde iyi tarım uygulamaları, organik tarım desteklemeleri ve organik tarım nedir hakkında bilgiler verilmektedir.

Tags: , , , , , ,

Leave a Reply